Saturday, 29 November 2008

Mutluluk



What is Happiness

Mutlulugun ne oldugunu surekli sorgulamis ve Onu anlik zaman dilimleri icinde istedigimiz seye ulasma ani olarak tanimlamistim.. Ve simdi anliyorum ki, mutlulugun cesitleri var.. Anlik ve hep varolan ve bu iki tanimin birbirine sarmal 1 iliski olduguda asikar.. Anlik isteklerin gerceklesmesi insani diger gunlere hazirlayan ve yasama baglayan guclu 1 duygu olsada, hep varolan mutlulugu hissetmek biraz daha guc. O aslinda siz yasarken yasamda sizinle akip gider.. Hic bir zaman sizi terk etmez.. Belki duygulariniz, belki aliskanliklariniz,belki kisiliginiz, belki arkadaslarinizla ve ailenizle paylastiklariniz.. Dogumla set edilmis ve olene kadar her nefeste bizimle var olacak ve her ani degerli kilan soyut duygunun taa kendisidir.. Yasaminiz icinde hissedittiginiz, ruhunuzu besleyen tum guzel duygulardir.. Ve O gercekten paylasildiginde gercektir..

Ben Kimim ????



Soguk 1 Subat gecesinde hicte dunyaya getirilmesi istenmeyen 1 kiz cocugu olarak 4 cocuklu kavgalari cok fazla olan 1 ailenin 5. cocugu olarak dunyaya merhaba dedim.. Bircok cocugun sahip oldugundan cok daha az seylere sahip olmama ragmen cok mutlu bir cocukluga sahip oldum..Okuma yazmayi cok gec ogrenmek konusunda diretiyor olmama ve okumaktan nefret etmeme ragmen hep cok basarili olmak konusunda aileye verilmis 1 sozu cok basarili 1 sekilde yerine getirdim.. Konusmayi hic sevmeyen bir cocukken hatta hic konusmazken buyudukce hic susmadim.. Buyumemle koy yasamina sigmayan fikirlerimden dolayi sehir yasamina kacan ben bir turlu sehir yasaminada sigamaz oldum.. Bu ne eski yasama ozlem nede sehir yasamindaki doyumsuzluk degildi, kelimenin tam anlamiyla kacma isteklerinde olan BENDIM (Hala devam eden).. Insanlardan utanan 1 yapim vardi, simdi ise isimlerini bile unuttugum bircok insanlarin arasinda dans ettigimi dusunuyorum.. Hep yeni derken bu doyumsuzlugum degildi, hep bilmek istedim..Kimi ve neyi mi, KENDIMI..! Ve bu yuzden 1 zamanlar elimdeki tum kitaplari ve kucuk evimi terk edip hayat hikayeleri calmaya ciktim.. Aglamak kavramindan nefret eden ben, yillarca kimsenin gormedigi 1 kosede yalnizligimla birlikte anladikca ve algiladikca surekli agladim ve sonrasinda huzun bulutlarimin arasinda oyunlar oynamayi ogrenebildim.. Gulmeyi hep sevdim ve sonrasinda onu yuzume resmedebildim.. Sinirlarim olmadigini sandigimda hep buldugum sinirlari yok ettim.. Ve dogdugum andaki gariplik gibi hep garip biri ve garip 1 yasama sahip oldum.. Ve merak.. o hic beni birakmadi, ve ben onunla 30 oldum.. Sakin 1 durgunlukta gecmise bakiyorum ve nasil 1 insan hic 1 pismanlik olmadan bu kadar cok seyi secip, yasamis ve sonrasinda hala savasmaya karsi cok buyuk isyanlari olsada hala kendine yeni yollar cikarabilecek kadar gulumseyip her yeni dogan gunde baska 1 cozum yolu turetebilir buna sasiyorum..
Evet gene cok sey anlatiyorum galiba, gene susma zamani...
Daha oncede ayni baslikta 1 yaziya sahip olmama ragmen kaybetmisligim etkisiyle gene BEN KIMIM ? demek istiyorum..
Gariplikten ve hala nefes aliyor olmaktan ote 1 sey goremeyen bana beni anlatacak birilerini bekliyorum..
Soyler misiniz BEN KIMIM ?

********
Ben

aramanın tedirginliginden

buldugunu sanmanin sevincine ko$up duran,

co$kudan cokkunluge kolayca gecip,

üzerinde giderek artan insan olma sorumluluğunu,

cocuklugunun uslu haylazligiyla harmanlamaya cabalayarak,

akliyla duygusu arasinda köprü arayan bir garibim.

Prof.Dr.Ahmet İnam

Seraphical'a Ne Oldu?


Hic duragan olmayan ve hergun yeni 1 fikirle gune dogan ben, genelde hep garip sureclerin sancilarindan tekrar tekrar dogarak hayati ozumsuyorum.. Ve bu aralar eskiden yazilarimi takip edenleri kaybettigimi ve artik benim icinde yazmanin cok anlamli olmadigi 1 surecten geciyorum.. Belki bunda 2 sene boyunca yazdigim o kadar gecmisimi anlatan yazilarimi kaybetmek, belki londra, belki icimdeki huzun bulutlarini yok edebilmeyi basarmak yatiyor.. Garip 1 tad biraktigini bircok kisiden duydugum yazilarima 1 ozlem olsada, kaybetmenin sizisi derin degil..
Ozluyor muyum, evet bazen.. Sanki icimdeki bazi onca guzel hissi kaybetmisligin hissi var..Agirdi belki onca yazilandaki gerceklik ama derinden cok guclu etkileyen ve etkilenmis 1 ruhu vardi..
Simdi hatirliyorum, londraya gitmeden once kendimi benimde ozleyecegime dair 1 yazi yazmistim.. Evet, gercekten ne cok degistim ve bazen o kiza bakinca tebessum ediyor ve bende ozluyorum...
Huzunlerimden arindigimi saniyorum ama belki gene degisik 1 tarifle sizlere yeniden sunacagim garip duygularin oldugu 1 surecten gecebilirim..
Yazilarimin bildigim bazi insanlarin ruhundan cok derin gectigini, Kelebek Etkileri yarattigimi bilmek gercekten cok guzel 1 duygu..
Hayat hep degisimlerin akisinda,bu akista surekli yeni yollara giren ben gecmisteki paylasimlarimiz icin cok tesekkur etmek istiyorum..
Bircok duyguyu tekrardan paylasmak dilegiyle..

Eskiden Seraphical
Simdi ise Herkes ve Serap Koc

Tuesday, 18 November 2008

Society

Society, you're a crazy breed
Hope you're not lonely without me...
Society, crazy indeed
Hope you're not lonely without me...

Saturday, 15 November 2008

A Short Love Story

Its like an innocent story and somebody has/had it..


A SHORT LOVE STORY IN STOP MOTION

Irregular Flow

Somehow it explains a part of life...


irregular flow

Thursday, 13 November 2008

Huzun Bulutlari



Hic farkedemedim ne zaman oldu
Oysa denemedigim yol yoktu

Hic anlayamadim neden dokunduklarim kuruyordu
Oysa ben buyuk ve guzel 1 bahcede duruyordum
Zaman zaman cicekler ve cimenler sararsada
Hep 1 umit tasiyordum

Gene yagmur baslayabilir
Acaba olusan göllerde yuzebilir miyim?

Bunlar hüzün bulutlari
Yürümekle bekleme arasinda kalinmis 1 karanlik yol
O karanliktan duydugum 1 ses var
Umutsuzlugumun gozyaslari sessizlikte agliyor
Umut etmek kayboluyor
Hayallerim kayboluyor
Ve ben kayboluyorum

Serap Koc

Saturday, 8 November 2008

Into The Wild



Into the Wild tells the true story of 22-year-old Christopher McCandless, who baffled his parents and sister by walking out of his privileged life, donating his whole money to charity, abandoning his car and hitch-hiking across America, eventually heading north for a solitary life in the Alaskan wilderness.

Along the way, changing his name as Alexander Supertramp,eating limited foods, meeting several interesting people, getting many different life experinces, passing through their life with many shared feelings and discovering What Is Life !! Finally arriving to Alaska and finding out What Is Happiness !! Especially with this sentence is "HAPPINESS ONLY REAL WHEN SHARED"

Excatly highly recommend this movie..
Come in, The Real World of Career is INTO THE WILD..

Sarki sozleri ve yazarlari belirtilmis $iirler disinda tum yazilar Serap KOC'a aittir.