Tuesday, 24 February 2009

Sarhos



Bugulu gozlerin
Aglamamaya yemin etmiscesine bakar
Bitkin bedenin duraksiz
Sen bakarken, zaman mi donar?
Sanirsin ki unutulmus ve yalniz
Beklersin ki gunes gelsin
Sonra kucuk 1 cocuk gibi tekrar ve tekrar hayata gulumser
Gunlerin ve ruhlarin otesine gecersin
Ama kim bilebilir ki
Kuskunlugunu ve solmuslugunu
Sen oylece beklersin
Kimse degildir sana senden daha derin
Sarhos mu sandilar sanirsin
Serzenisligin ondan dogan yenileri
Kirginligin ise eskiden kalan 1 maske sanki

Yorgunsun
Al eline yalnizligini
Gunesin dogusuna kadar sarhos
Gulumsemenle yak kirginligini ve kuskunlugunu
Yeni fikirlerinle solmusluguna yeniler giydir
Hadi durma,
Kadehler bitti
Masada eskiler
Sen hala sarhos


Serap Koc

Sunday, 15 February 2009

Cehennem Melegi

Bu donemlerde beni yoklayan yogun 1 duygu olmamasina ragmen, sevgililer gunu tetiklemesiyle olsa gerek kendimi gecmisimi tebessumle izlerken buldum..
Ve ansizin ertesi gune hazirlanma cabasinda evimdeyken, hic ama hic 1 etken olmadan Leman Sam' dan Anladim ki sarkisinin agzimdan ciktigini farkettim.. Gecmisimde bana o kadar seyi yasattiklari ve suan ki kati bakislara sahip olmami sagladiklari icin ESKI'lerime asagidaki sarkiyi sunmak istiyorum..

Sevmek sanatini dilmeniz dilegiyle..



Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir
nasılsa taşra hep hazırdır aşka

Üzülme, sakın dönme kendine
tesellisi ol cehennemin
cehennemin son meleği ol

Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir

Nasılsa taşra hep hazırdır aşka

Cezmi Ersöz

Saturday, 14 February 2009

30 demek zormus !!



Insanin kendisiyle ilgili birseyler yazmasi zor, ama iste malum 16 Subat yaklasiyor ve hayatim boyunca dogum gunlerimi 1 kez disinda oldukca berbat, siradan,hastalik ve karla bogusarak geciririm genellikle. Hatta kar yagmasindan dolayi ve sevgililer gunune yakin olan dogum gunum hep unutulmaya mahkum olmakla birlikte, cokta onem arz etmemistir kimse icin aynen dogum surecim gibi..
Bu yasima yani 30 yasima kadar dogum gunum ile ilgili 1 yazi yazmadim..Sanirim bu onemli sayi icin bunu deneme sirasi :)
Ben 5 cocuklu Aksarayin 1 koyunde yasayan, ne fakir nede orta halli olmayan 1 ailenin son cocugu olarak cok soguk 1 Subat gununde dunyaya gelmisim.. Annem bana gecmisi anlatirken nedense hep huzur dolarim, cunku pekte siradan olmayan bir 9 aylik surecim var benim :) 35 yasinda bana hamile kalan annem, benim ölmem icin her cabayi gostermesine ragmen bana hic birsey olmamis.. Koyde olduklari icinde kurtaj yada bu tarz teknolik gelismelerden haberdar degillermis..Ve bunun uzerine kendisini eve kapatarak buyuk 1 huzunle benim karninda buyumemi beklemis.. Bana bazi ozel anlarda dogum surecimi anlatirlar: 'Soguk 1 Subat gecesiydi, bizim televizyonumuz olmadigi icin komsuya televizyon izlemeye gitmistik ve sonrasinda gece yarisi eve geldigimiz anda dogum sancilari basladi' diye.. Ne kadar kibarmisim baksaniza, annemi televizyon izlerken rahatsiz etmemek konusunda ozen gostermisim :) Zaten kadincagiz ayda 1 televizyon yuzu anca goruyordur komsular sayesinde heralde.. Annem ve Babam 2 kiz, 2 erkek cocuga sahip olduklari icin benim cinsiyetimin onlar icin pek onemi yokmus.. Ehhh iste, oyle boyle ikinmalarla felan dunyaya gelmisim :) Babam kagitlara yazdigi 3 isimden birini cekmis, adim Serap konulmus..Dogmak icin israrci oldugumu dusunmeyin, sadece rastlanti, hicbir anlam yuklememekte gerekir, ozel felanda degil yani.. Buyume surecimde annemin beni reddetmisliginden olsa gerek gerek O'nu hic emmemis, surekli inek sutu ile beslenmisim.. Hatta bazen sutumu kedilerle bile paylastigim oluyormus :) Nasil mi, sutler koyde hep agzi acik kaplarda durur, 1 kedinin sizden once onu icme ihtimali yuksektir :) Ama nedense gayet saglikli ve hic hastalanmadan buyumusum.. Benim cocukluguma dair hafizamda cok anim yoktur ama inanilmayacak kadar utangac oldugumu cok ii biliyorum.. Mesela, hic konusmazdim... Bana birsey sorduklarinda once annemin gozlerine bakar, sonrada utanarak kafami asagiya atardim.. Annemle hamile kaldigi surec ve sonrasinda iliskimiz hep birbirimizi REDDETME seklinde olsada ben 4 yasimdan sonra Anneme a$ik 1 insandim.. 'S' leri soyleyemeyen ben anneme her saat basi 'Ten ölursen bende ölurum, ten ya$arsan bende ya$arim' seklinde sevgi cumlesini soylerdim.. Annem disinda kimseyle uyumaz, asla ondan baskasini kabul etmezdim.. Bakiyorum simdi kendime, o benmiyim die...? Ilginc geliyor hakkaten.. Hic yaramazlik yapmayan, sakin, sessiz, utangac ve hep kurallara uyan o kiz !! 1 ani daha canlandi kafamda; Annemler hayvancilik geregi uzak bolgere gecici goc ederlerdi.. Ve annemi cok ozledigimde Teyzeme beni anneme goturur musun derdim.. Anneme beni goturdukleri 1 anda, cok kotu firtina ve yagmur baslamisti ve annemin yapmasi gereken 1 cok isi oldugu icin benimle ilgilenemiyordu.. Ve beni birlikte yattigimiz yer yatagina koydu ve 'ben burdan kalk diyene kadar kalkma, burda yat' demisti ve ben 4 gun boyunca aksamlari annemin yanima gelip uyumasi disinda baska 1 olaya tanik olmaksizin o yataktan hic cikmamistim.. Cok ilginc gelen bunca sey BENDIM..
Hep cocuklugumdan bahsediyorum cunku hayatimda benim en buyuk ozlem duydugum anlarim O anlar.. Gencligim ve Istanbulda gecen yasamim ise sadece zaman doldurmaktan ote geliyor.. Gercek mutlulugu gozlerimle gordugum anlardi benim cocuklugum ve 1 kus kadar ozgur kanatlarim vardi, hicbirseyle elde edilemeyecek, satin alinamayacak kadar derin..
Ve gelelim 30'a.. 20'li yaslarimdayken bazen 30 oldugumda neler olacagini hayal ederdim.. Ama hayal ettiklerimle suan ki 30 arasinda cok fark var.. Ben hep olgun, agirbasli, evli, kariyerli birini hayal etmistim cok cocukca dusuncelerimde :) Suan ki 30'un 24 den farki yokmus gibi oysa, ben her gecen gun cocukluguma daha cok donercesine yasiyorum, olgunluk kavramini yillar once öldurerek onun sinirsizligiyle savasmiyorum, daha cok cilginlik yapmak istiyorum, sessiz kalmak yerine sadece gulmek istiyorum, herseye ve herkesle.. Ve sadece hayati kendim icin yasiyorum.. Evlilik kavrami gun ve gun beni daha cok korkutuyor, edindigim arkadaslarimin yaslari gitgide daha kucuk oluyor [ya onlar genc yada ben yaslaniyorum :)], yasli gozuktugum noktasina hic takilmiyorum.. Ve herkes gulsede kendimi hep 24 hissediyorum.. Bana 30 oldugumu hissettiren tek sey, insanlarin yasimla beni yargilamalari oluyor.. Tek ama tek zor ve asilmasi gereken detay bu sanirim.. Yasi sizden kucuk insanlar sizinle muhabbette agir konularin konusulacagini dusundugu icin muhabbetleri kisa kesiyorlar, hatta 1 cogu evlenmemis ve 30 yasinda 1 bayanin icinde bulunacagi psikoloji mantigiyla size yaklasiyor.. Oysa ben ne 30 yasinda 1 kadin psikolojisindeyim nede evlilik sanrilari icinde, tek sikintim bircok olgunlasamamis kisiliklerin yarattigi 1 duygu izlenimi icinde infazsizca yargilanmaktan dolayi uzuntu duyuyorum...
Bunlarin disinda 30 yas, sizinle birlikte yaslanan ve sona dogru giden yasamlari daha cok hatirlatiyor.. Hani diyorum ki, daha dun 4 yasinda kirmizi yanakli utangac 1 kizdim, aradan cok gecmedi ve simdi 30 oldum, belkide cok zamanim kalmadi yada sevdiklerimin cok zamani yok.. Ve basliyorum dusunmeye.. Ve bunu dusundugum her an sonrasinda Annemi ve Babami gormek ve onlara sarilmaktan baska birsey istemiyorum..
Istenmeyen 1 cocuktum, soguk 1 kis gununde dogdum, kedilerle sut ictim, toprakta uyudum, sevgi gosterilerinden uzak ama gercek sevgiyle buyudum ve simdi yaslanmiyor hala tekrar gercek ve saf olanlara donuyorum..
Mutlu yillar bana, iyiki dogdum
Uzun omurden daha cok mutlu omur diliyorum kendime..

Serap Koc - 16.02.1979

Sarki sozleri ve yazarlari belirtilmis $iirler disinda tum yazilar Serap KOC'a aittir.